Word Express Returns

Posted: 19.12.2010 in Събития

Word Express 2 се случи в Истанбул  между 29.10.2010 – 3.11.2010, програмата беше наситена с най-различни алтернативни събития. Едно от тях беше менюто с поезия – в заведението всеки си поръчва някой автор, авторът идва, присяда на масичката, чете поезия и си приказва. Поръчаха ме два пъти, първият път

Още снимки тук!

всичко приключи бързо и приятно, но вторият път се получи толкова разгорещен разговор, при все че всичко минаваше през трето лице, преводач от английски на турски, че накрая едва не изпуснах компанията от тръгващите си word express поети.

Публикувана е и книжка с всички от тази годишния Word Express на турски. Моите неща са преведени от очарователната Япрак Оз (момичето с наргилето по-горе):

KAMELIA SPASSOVA

Çeviren: Yaprak Öz

Çanta 3: Luper’in Fotoğrafları

Tümüyle kapatıldın

kamera çantamın içine.

Dikizci asla pasif bir gözlemci değildir,

yalnızca gözlemleyen de değildir,

kısalıp uzar zamanın ana kapıları

tüm geçitlerin doğal haline uyarak.

*Luper’in bakışları dolaşır cesetten cesede,

kapanına kısılır en iyi durumdakiler bile,

ne de olsa, üretilmelidir anılar.

Bazıları gülümser: avuç dolusu utangaçlıkla,

diğerleri gösterir bildiklerini:

hep çıplağız biz, şapkalarımız ve ayakkabılarımızla,

negatif filmler üzerinde belirir gizli düşüncelerimiz,

böylece bilir Luper, biz biliriz,

nasıl da yuttuğunu bizi gözleriyle aç bir kurt gibi.

Bırakın izlesin onları, ben izliyorum onu.

Basıveririm düğmesine,

kamera göz kırpar,

sararım yavaşça filmi.

*Yönetmenliğini Peter Greenaway’in yaptığı Tulse Luper’in Çantaları – 3 adlı filmin baş karakteri.

Listede

Bazı listelerde

sıkıştırılmış adı Husserl ile

Ivan h. Hristov arasında bir yere, bizim Ivan değil o

hani Bdin’deki postacının zaman zaman düşündüğü,

basitçe söyleyecek olursak bir hacı kendisi, belki de

ondokuzuncu yüzyılın başından kalma bir gazetenin patronu,

bilinmiyor bu Ivan’ın gerçekte kim olduğu

doğumu

ve hatta ölümü, Bilim Akademisi arşivlerine göre,

geceleyin ışıldayan dev örümcek ağları da yok, içildiğinde kanım ve

sabahleyin damarlarımda uzanan yollardan çabucak varıldığında ulaşılması gereken o yere

umulmadık bir anda elektirkler kesildiğinde ve başladığında küresel krizler

parçalanır örümcek ağları, parçalanır veriler, parmaklar uzlaşır birbiriyle

ve bir kez daha anlarız

kimin kurban kimin örümcek olduğunu

listeye göre İsa doğmuşken

Mesih’ten birkaç yıl önce ve belliyken ölüm yılı.

Mezar Yazısı

en pahalısından oyuldu

harfler

mezartaşlarının üzerine

her harf bir *lev’e kazındı

yahut elli lev’e

tutar değişir

oymacıya

yahut karşılaştığınız kişilere göre

adınızı kazırlar

ve inmezler daha derine

yeterlidir bu kadarı

tanıması için sizi ölümün

var olduğunuza dair bir kanıt işte

çünkü mezar yazılarıdır elinizde tek kalan sonunda

bu yüzden şairler

ölü sevicidir aynı zamanda

*Bulgar para birimi.

Dipnotlar

görür görmez

yapılan ithafı

basıldığına dair ayin ve vaftiz belgelerini

diledim

o kitabı yazmış olmayı

içindekiler de etkiledi beni

ifadelerinin açıklığıyla

düzeni orada yazanların

derli topluluğu ve kesinliği zekice anlatımların

uzun süre aradım adımı

kapakta

ama adım yerine, büyük harflerle kazınmıştı şu sözler:

dipnotlara gömdük yazarları

kederlerinden dolayı topladık onları oraya

akşamüzeri beşte beşinci sayfaya

Son Durak

Gri ve düşünceli bir palto

yanına gidiyor bej rengi bir yağmurluğun

Öylece oturuyorlar sessizlikte

ne kaldı söylenecek onlar için artık

birbirlerini mükemmel bir şekilde anlıyorlar iç çekişlerle

Kadın çantasını kavrıyor hiddetle

böylece takma dişleri ve bacakları

çatırdamıyor

Adam tutunuyor kadına, tutunuyor bastonuna

dokunuyor temiz ve ütülenmiş çamaşırlarına

kadının elini tutuyor diğer eliyle

son durağa geldiklerinde.

Semboller

değiştirdiğimizde

kiril harflerini latin alfabesindekilerle

kimliklerimiz değişti

zaman çizelgesine uydurduk kendimizi

hava durumuna jüri üyelerine

ve diğer kaçınılmaz koşullara uydurduk

tecrübe ettik maymunca* yazmayı

geri çekildik, yeniden başladık

kendimizi anlamak için

şimdi bekliyoruz muzlarımızı

devam edebilelim diye

büyümeye otlar gibi

varlıklarımızı anlamlandırma yolunda

tek bildiğimiz çare bu olduğu için

ve devam edebilmek için

maymun işi düzenbazlığımıza

*Şiirde geçen özgün sözcük olan “majmunitsa”, Kiril harfleriyle bilgisayarda yazı yazıldığında,

program harfleri okuyamadığı zaman ortaya çıkan tuhaf şekillere verilen Bulgarca isim.

Olaylar Dizisi No.17

ayrılmıştır yerim

nuh’un gemisi gibidir

beklenmedik fırtınalar, kasırgalar

yahut herhangi bir doğal afet

olursa diye inşa edilmiştir

boş beyaz kağıtlar bulundururum orada

ucu açılmış kalemler ve kitaplar

bulundururum okumak için

başka bir hayatta

ihtiyaç duyduğum her şey var orada

senin varlığını devam ettirebilmek için

ve birlikte olabilmek için

yokluğunla

harfleri gömüyorum derine içimde

ve bekliyorum filizlenmelerini

bekliyorum bu korkunç şeyin geçmesini

sakın unutma, diyorum hiç durmadan kendime

sakın unutma, kazıp çıkarmayı kendini

Kütüphanedeki Küçük Kıyamet

kitapların sıralandığı

ve boşlukları kapayan çekmecelerle dolu o yerin

saat iki ile dört arasındadır en güzel zamanı

ışık düşer

dikey çizgilerle

insanın yüzüne

bir fotoğrafa dönüşür okuyucu

onu izleyen biri

huzur nedir bilir

kapı hep gıcırdar orada

varlıklarını satırlar arasına gömmüş

tüm ölümlülerin bakışını çeker kendine

ve bir gölge

yavaşça

koşar dışarıya

işte son

tek başıma düşünürüm ağırbaşlılıkla

ve yine de tutarım kendimi

hızlanarak çoğalır bir rüzgar bir fırtına

dünyalar ayrılır birbirinden ve uçup giderler

savaşır ölümlüler de kitaplar da

delilikle, yeniden yaratarak kendilerini

bu devinimin içinde

son bir sayfayı tutarım

gördüğüm tek şeydir bu

okur ve daha da inerim derinlere

ama yoktur başka yolu

bunu uzun zaman sürdürmenin

fark edilebilir hale gelir değişim

endişenin geldiğini bilirim

beni boğmak için

ve anlayamam daha fazla ve yapamam

ama süzülür içeri o gölge

karşımda bir yere oturur

ve döner herkes kendi köşesine

Dil Üzerinde

dillerinin üzerinde meyve çekirdekleriyle

gülüyor çocuklar

ve çabucak yutuyorlar

ağızlarına ne atsalar

her şey bu denli basit

meyvenin posası yumuşacıkken

beklemiyor, çekinmiyorlar

ne ısırıyor ne çiğniyorlar

yalnızca dillerini çıkarıyorlar arada sana

ve yeterince dikkatliysen

çekirdeğin nasıl da yavaşça

şişip büyüdüğünü

yakalayabilirsin bir anlık bakışınla

Advertisements

Вашият коментар

Попълнете полетата по-долу или кликнете върху икона, за да влезете:

WordPress.com лого

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Промяна )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Промяна )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Промяна )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Промяна )

Connecting to %s